Yapay zekâ destekli tıbbi cihazların sağlık alanında hızla yaygınlaşması, bu sistemlerin güvenliğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Son dönemde art arda gelen ihbarlar ve açılan davalar, söz konusu teknolojilerin ameliyatlar sırasında ciddi yaralanmalara yol açabildiği iddialarını gündeme taşıdı. Yetkililer, iddiaların ardından yapay zekâ destekli sistemlerin kullanımına yönelik denetim ve güvenlik süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Acclarent tarafindan geliştirilen TruDi Navigation System, kronik sinüzit tedavisi için kullanilan bir cihazdir. Johnson & Johnson’un bir parcası olan Acclarent, bu cihaza yapay zekâ entegre ettigini belirtti ve bu adimi büyük bir ilerleme olarak tanımladı. Ancak, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) yapılan bildirimler, yapay zekâ entegrasyonundan sonra cihazla ilgili olumsuz olayların önemli ölçüde arttigini ortaya koydu.
TruDi sistemi, yapay zekâ entegre edilmeden önce yaklaşık üç yıl boyunca piyasada kullanıldı. Bu dönemde, FDA’ya yedi arıza ve bir hasta yaralanması bildirildi. Ancak, yapay zekânın devreye girmesinden sonra en az 100 arıza ve olumsuz olay raporu FDA kayıtlarına yansıdı. Kasım 2025’e kadar geçen sürede en az 10 hastanın yaralandığı bildirildi. Yapılan ihbarların büyük bölümünde, sistemin ameliyat sırasında cerrahlara kullanılan aletlerin konumu hakkında yanlış bilgi verdiği öne sürüldü.
Bazı vakalarda, hastaların burunlarından beyin omurilik sıvısı sızdığı, bir hastada ise kafatasının yanlışlıkla delindiği idya edildi. İki ayrı vakada da ana bir atardamarın zarar görmesi sonucu hastaların felç geçirdiği iddia edildi. Teksas’ta felç geçiren iki hasta, TruDi Navigation System’da kullanılan yapay zekânın yaralanmalarına katkıda bulunduğu gerekçesiyle dava açtı.
Johnson & Johnson, TruDi sistemiyle ilgili yöneltilen soruları, 2024 yılında Acclarent’i satın alan Integra LifeSciences’a yönlendirdi. Integra LifeSciences ise FDA’ya yapılan bildirimlerin yalnızca ameliyat sırasında TruDi sisteminin kullanıldığını gösterdiğini, yapay zekâ ile yaşanan yaralanmalar arasında ikna edici bir nedensel bağ bulunmadığını savundu.
Yaşananlar, yapay zekânın sağlık sektöründe hızla yaygınlaştığı bir dönemde dikkat çekti. Güncel verilere göre, yapay zekâ kullanan en az bin 357 tıbbi cihaz onaylanmış durumda. Bu sayı, 2022’ye kadar onaylanan cihazların yaklaşık iki katına karşılık geliyor. Yapay zekâ destekli kalp ritim monitörlerinin anormal kalp atışlarını gözden kaçırdığı, bazı ultrason cihazlarının ise organları yanlış tanımladığı yönünde iddialar bulunuyor.
Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Dr. Alexander Everhart, yetkili kurumların geleneksel tıbbi cihaz denetim yaklaşımının yapay zekâ teknolojileri için yetersiz kaldığını belirtti.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!