YKS tercih dönemi kapıda. Yirmi dört tercihlik bu kritik süreçte adayların en çok ihtiyaç duyduğu şey, doğru bilgi ve serinkanlı bir rehberlik.
Üniversite adayları için yılın en heyecanlı ve bir o kadar da kaygı verici dönemi başlıyor. YKS tercih süreci 29 Temmuz'da açılıyor ve adaylar bu kez 24 tercih hakkıyla geleceklerine yön verecek kararları vermeye hazırlanıyor. Bu maraton, sınava girmek kadar önemli, hatta bazen daha belirleyici bir aşama.
Tercih döneminin en büyük tuzağı, kararların çevrenin beklentileriyle ya da anlık popülerlikle verilmesi. Oysa doğru tercih, adayın kendi ilgi alanları, yetenekleri ve gerçekçi hedefleri ile mesleklerin geleceğe dönük görünümünü birlikte değerlendirmeyi gerektirir. "Herkes yazıyor" mantığı, çoğu zaman mutsuz bir dört yılın başlangıcı olur.
Ailelere de burada önemli bir sorumluluk düşüyor. Rehberlik etmek ile karar dayatmak arasındaki fark, gencin geleceğini doğrudan belirliyor. Ebeveynin görevi, adayın önüne seçenekleri ve gerçekleri koymak; nihai kararı ise gençle birlikte, onun tercihine saygı duyarak şekillendirmektir.
Bilgiye erişimin bu kadar kolaylaştığı bir çağda, adayların taban puanları, kontenjanlar, üniversitelerin akademik kadroları ve mezunların istihdam oranları gibi somut verilere dayanması gerekiyor. Duygusal ya da eksik bilgiye dayalı tercihler yerine, sabırla araştırılmış kararlar her zaman daha sağlam.
Son olarak adaylara şunu hatırlatmak isterim: Tercih listesi, hayatın tamamını belirleyen tek ve geri dönüşsüz bir karar değildir. Yatay geçiş, çift anadal ve yaşam boyu öğrenme gibi pek çok kapı her zaman açık. Önemli olan, bu adımı bilinçli, sakin ve kendi iç sesinize kulak vererek atabilmek. Tüm adaylara gönül rahatlığıyla verecekleri kararlar diliyorum.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!