Merkez Bankası politika faizini üst üste dördüncü kez sabit tuttu. Enflasyonla mücadelede kararlılık sürüyor, ancak reel sektörün maliyet yükü ağırlaşıyor.
Merkez Bankası, temmuz toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarak üst üste dördüncü kez temkinli duruşunu sürdürdü. Yıllık enflasyonun yüzde 32 bandında seyrettiği bir ortamda bu karar, fiyat istikrarına verilen önceliğin devam ettiğini gösteriyor.
Bankanın "fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı duruş korunacak" mesajı ve orta vadeli yüzde 5 enflasyon hedefi, piyasalara verilen kararlılık sinyali açısından değerli. Enflasyonla mücadelede en büyük düşman, politikalardaki tutarsızlık ve erken gevşemedir; bu anlamda öngörülebilir bir çizgi izlenmesi doğru bir tercih.
Ne var ki madalyonun bir de öbür yüzü var. Yüksek faiz ortamı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için finansmana erişimi zorlaştırıyor. Üretim ve ihracat odaklı sanayi bölgelerinde bu tablo, yeni yatırım ve istihdam kararlarını doğrudan etkiliyor. Sıkı para politikasının reel sektör üzerindeki maliyeti göz ardı edilmemeli.
Bu noktada asıl mesele, sıkılaşmanın ne kadar süreceği kadar, bu süreçte üretimin nasıl korunacağıdır. Seçici kredi mekanizmaları, ihracatçıya ve üreticiye yönelik hedefli destekler, sıkı para politikasının yükünü dengelemenin yollarından biri olabilir.
Sonuç olarak Merkez Bankası'nın kararlı duruşu, güven açısından olumlu bir zemin sunuyor. Ancak bu duruşun toplumsal karşılığı, enflasyonun vatandaşın sofrasında ne zaman düşeceğine bağlı. Sabır gerektiren bu süreçte tutarlılık kadar, üretimi ayakta tutmak da öncelik olmalı.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!