Türk mutfağı dünyada yükselirken, biz kendi mutfağımızdan uzaklaşıyor muyuz?
Türk mutfağı son yıllarda uluslararası arenada büyük bir ilgi görüyor. Netflix belgeselleri, sosyal medya fenomenleri ve gastronomi turizmi sayesinde kebaptan baklavaya, mantıdan lahmacuna kadar pek çok lezzetimiz dünya sahnesinde yerini aldı.
Ancak paradoks şu ki, Türk mutfağı dünyada yükselirken biz kendi sofralarımızda fast food zincirleri ve hazır gıdalarla dolu bir yaşam tarzına doğru sürükleniyoruz. Annelerimizden, babaannelerimizden öğrendiğimiz geleneksel tarifler yavaş yavaş unutuluyor.
Anadolu'nun her köşesinde kendine özgü tatlar barındıran zengin mutfak mirasımız, belgelenmediği takdirde kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya. Hatay'ın künefesi, Gaziantep'in beyranı, Trabzon'un kuymağı... Bu tatları yaşatmak sadece damak zevki meselesi değil, kültürel kimliğimizin korunması meselesi.
Genç kuşakların mutfağa ilgisini artırmak, yerel üreticileri desteklemek ve geleneksel tarifleri dijital ortamda kayıt altına almak, bu miras için atabileceğimiz en somut adımlar. Mutfak kültürümüz, küreselleşmenin rüzgârında savrulmak yerine, kökleri sağlam bir ağaç gibi dünyaya dallarını uzatmalı.





Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!