Hızlı yemek kültürü, geleneksel Türk mutfağının bazı tariflerini yavaş yavaş yok ediyor. Bu mirası nasıl koruyabiliriz?
Geçen gün annemin eski tariften yaptığı keşkek yedim. O saatler boyu kısık ateşte pişen, dövülen, emek verilen yemek. Tadı başkaydı.
Keşkek, tirit, mantı, içli köfte, gözleme... Bunların her biri saatler, hatta günler süren bir hazırlık gerektiriyor. Hızlı hayatın içinde bu zamanı bulmak giderek zorlaşıyor.
UNESCO, geleneksel Türk mutfak kültürünü kayıt altına almak için çeşitli girişimlerde bulunuyor. Ama asıl mesele, bu bilginin kuşaktan kuşağa taşınması.
Büyükannelerden torunlara geçen o "bir tutam şu, iki avuç bu" usulü tarif aktarımı, artık çok azaldı.
İyi haber: Genç şefler bu sorunu fark etti. Geleneksel Anadolu mutfağını modern tekniklerle yorumlayan restoranlar bu tarifleri yeni nesle ulaştırıyor. Geç değil, ama acele etmek gerek.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!