Anneler Günü'nde milyonlarca çiçek satılıyor. Ama annecilik her gün yaşanıyor. Bu kutlamayı nasıl daha anlamlı kılabiliriz?
Her yıl mayısın ikinci pazar günü aynı sahne. Sosyal medya annesinin fotoğrafıyla dolup taşıyor, çiçekçiler önünde kuyruklar oluşuyor. Anneler Günü, ticari bir fırtınaya dönmüş durumda.
Bunu söylerken bu kutlamayı küçümsemiyorum. Aksine annelerin takdire layık olduğunu düşünüyorum. Ama bazen şunu sormak gerekiyor: Geri kalan 364 gün ne oluyor?
Türkiye'de "annelik" hâlâ büyük bir fedakârlıkla eş tutulmuş. Kariyerini arka plana atan, kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyen kadınlar. Bunu bir kutlamayla telafi edemeyiz.
Gerçek anlamda annelere değer vermek; çalışma hayatına katılımını kolaylaştırmak, kreş hizmetlerini yaygınlaştırmak, ebeveynliği ortaklaşa bir sorumluluk olarak görmek demek.
Bu yıl anneler günü için bir önerim var: Çiçeği alın, mesajı atın. Ama annenizie "seni görüyorum, senin de kendi hayatın var" deyin. Belki en anlamlı hediye bu.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!