TBMM’de yapılan konuşmada Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliğin barış ve istikrarı tehdit ettiği, Kıbrıs’ta kalıcı çözüm için itidalli ve yapıcı yaklaşım gerektiği vurgulandı. Ayrıca Güney Kıbrıs Rum tarafının EOKA anmalarına ilişkin açıklamalarının rahatsızlık yarattığı ifade edildi.
TBMM Genel Kurulu’nda yapılan konuşmada, Mavi Vatan’ın önemli bir parçası olan Kıbrıs’taki gelişmelerin Türkiye’nin istikbalini yakından ilgilendirdiği belirtildi. Doğu Akdeniz’de son dönemde artan askeri hareketliliğin bölgede barış ve istikrarı tehdit ettiği ifade edildi. Orta Doğu’daki gerilimlerin Kıbrıs’a doğru yansıdığı, adanın barış ve iş birliği merkezi olmaktan uzaklaştırılmak istendiği kaygısı dile getirildi.
Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan sorumluluğunu Garantör Devlet olarak kararlılıkla yerine getirdiğini; garantör ülkeler olarak Türkiye’nin yanı sıra Yunanistan ve İngiltere’nin de bu yükümlülüğü üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin, Kıbrıs Türkü’nün haklarını, can ve mal güvenliğini ve geleceğini korumaya yönelik adımların atılacağını ifade ederken, ada’da kalıcı istikrar için tüm tarafların itidalli ve yapıcı yaklaşımının şart olduğu belirtildi.
Yunanistan’ın Doğu Akdeniz ve Ege’de zaman zaman uluslararası hukuka aykırı adımlar attığının hassas dengeleri zorladığı ifade edilirken, Akdeniz, Kıbrıs ve Ege’nin gerilim alanı değil diyalog ve iş birliği alanı olması gerektiği kaydedildi. Öte yandan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderinin EOKA terör örgütünün kuruluş yıldönümü kapsamında yaptığı açıklamalar ve düzenlenen etkinliklerin Kıbrıs Türkleri nezdinde derin ve haklı bir rahatsızlık yarattığı; bu söylemlerin güveni zedeleyerek ortak bir gelecek inşasını zorlaştırdığı belirtildi. Konuşmada ayrıca, “Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün öz vatanıdır” anlayışına vurgu yapılarak iki halkın ve iki ayrı devletin varlığı göz ardı edilmeden kalıcı çözümün mümkün olabileceği ifade edildi.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!